Ogznet.com

Web Sitenizin Başarısını Ölçen 6 Google Analytics Metriği

Google Analytics Nasıl Kullanılır? Bilmeniz Gereken 6 Metrik

Web sitesinde başarı, incelemeniz gereken tek bir metriğe dayanmaz. Web sitenizin başarısını ölçmek için hangi Google Analytics web site analizlerini izlemeniz gerektiğini öğrenin.

Image by Chetan Nada from Pixabay

Web sitenizin durumu hakkında bilgi sahibi olmak için hangi Google Analytics değerlerini izlemelisiniz? Bu yazıda Google Analytics metriklerini ve web sitenizin daha iyiye gitmesi için bu metrikleri nasıl kullanacağınızı göstereceğiz.

Web sitenizin başarısını nasıl ölçebilirsiniz?

Artık web siteniz yayına girdiğine göre, hedef kitleniz tarafından nasıl algılandığını bilmek istersiniz. Bunu yapmak için, web sitenizin başarısını incelerken verilere ve analizlere bakmak en iyisidir

Başarılı bir web sitesine sahip olmanın önemi konusunda kafa yorsanız da, verileri nasıl ölçeceğinizi ve izleyeceğinizi öğrenene kadar bu çalışmaların işe yarayıp yaramadığını bilemezsiniz.

Google Analytics Kurulumu

İlk önce, Google Analytics'te bir hesap oluşturun. Bu, web sitenizin trafiğini ölçmek ve ziyaretçileriyle ilgili bilgileri izlemek için kullanabileceğiniz en popüler araçtır. Google Analytics, kullanım kolaylığı, ücretsiz olması ve tek bir yerde görebileceğiniz kapsamlı veri miktarı nedeniyle dijital analiz konusunda pek çok kişi tarafından tercih edilmektedir.

Web sitenizin başarısını ölçmeye nereden başlayacağınızdan emin değilseniz, burası başlamak için iyi bir yerdir. Bir hesap oluşturduğunuzda, çeşitli bilgileri ölçmeye başlayabilirsiniz. Şimdi web sitenizin başarısıyla ilgili altı temel metriği inceleyelim.

Google Analytics nasıl kullanılır
Image by Tumisu from Pixabay

1. Ziyaretçi sayısı

Sitenize doğru miktarda trafik çekmek, başarısını ölçmenin ilk adımıdır. Site ziyaretçilerinin sayısı, izlemeniz gereken temel metriklerden biridir. Web sitenize nasıl trafik çekeceğinizi bilmek bir zorunluluktur, ancak onu okuyabilmek de aynı derecede önemlidir.

Web sitenizin trafiği, göz önünde bulundurmanız gereken bir metriktir. Herhangi bir artış veya ani düşüş görürseniz, nedenini analiz etmeye hazır olmak gerekir. Pazar günleri, büyük tatillerde veya Google algoritmasında herhangi bir değişiklik olursa sitenizin trafiğinde bir düşüş görmeniz normaldir.

Ziyaretçilerinizi tanıyın; onlar hakkında ne kadar çok şey bilirseniz o kadar iyidir.

2. Yeni oturumların yüzdesi

Web sitenize trafik çekmeye başladığınızda, bu ziyaretçilerden kaçının geri döndüğünü ve kaçının yeni olduğunu izlemeniz gerekir.

Google Analytics yeni ziyaretçi yüzdesi

Yeni oturumları analiz ettiğinizde, web sitenizin yeni ziyaretçileri çekip çekmediğini ve geçmiş ziyaretçilerin daha fazlası için geri gelmek istemesini sağlamak için yeterli içerik sunup sunmadığınızı belirleyebilirsiniz.

Yeni ve geri dönen web sitesi ziyaretçileri Web sitenize gelen yeni ziyaretçilerin sayısından memnun değilseniz, yeni insanlara ulaşmanın yollarını düşünün. Veya geri dönen ziyaretçi sayınız düşükse, geçmiş ziyaretçileri tekrar içeri çekebileceğiniz yolları düşünün.

3. Kanallar

Google Analytics, web sitesi trafiğinizi veya ziyaretçi sayısını sekiz kategoride gösterir:

Google Analytics En Popüler Kanallar

  1. Doğrudan: URL'yi yazarak veya kaydedilmiş bir yer imi kullanarak sitenizi doğrudan ziyaret eden kullanıcılar
  2. Organik Arama: Arama yaparak sitenizi doğal olarak bulan kullanıcılar
  3. Yönlendirme: Sitenize başka bir web sitesinden harici bir bağlantı yoluyla gelen kullanıcılar
  4. E-posta: Bir e-posta mesajından web sitenize giden bir bağlantıyı tıklayan kullanıcılar
  5. Ücretli arama: Ücretli bir reklam kampanyasından web sitenize giden bir bağlantıyı tıklayan kullanıcılar
  6. Diğer reklamcılık: Video reklamcılık gibi arama ve görüntüleme dışındaki çevrimiçi reklamcılıktan kullanıcılar
  7. Sosyal: Sitenize sosyal medyada bir gönderi yoluyla gelen ziyaretçiler
  8. Görüntülü Reklamcılık: Google Adwords yeniden pazarlama kampanyaları gibi görüntülü reklamcılıktan gelen ziyaretçiler

Bu ölçümler, trafiğin kaynağını, bu ziyaretçilerin nereden geldiğini görmenizi sağlar. Organik mi? Sitenize bir sosyal medya gönderisinden mi geldiler? Ya bir yönlendirme bağlantısı mı?

Bu bilgilere sahip olmak, hangi alanların iyileştirilmesi gerektiğini daha iyi anlamanızı sağlar. Örneğin, e-postadan istediğiniz kadar trafik alamıyorsanız, e-posta ile pazarlama kampanyanızı gözden geçirme zamanı gelmiştir.

4. Hemen çıkma oranı

Web sitenizin hemen çıkma oranı, Google tarafından "bir siteden çıkmadan önce yalnızca bir sayfaya giden ziyaretlerin yüzdesi" olarak tanımlanır.

Yani, bir süre bu makalede kalıp, daha sonra burada bu sitede başka bir makaleye veya kaynağa gitmezseniz, buna hemen çıkma denir ve hemen çıkma oranını etkiler.

Hemen çıkma oranı, tarayıcıyı veya pencereyi kapatarak, web tarayıcısına başka bir URL yazarak, tarayıcıdaki geri düğmesini tıklayarak veya farklı bir web sitesine gitmek için siteyi tamamen terk ederek de etkilenebilir.

Ziyaretçilerinizin daha fazla bilgi edinmek için sitenizde ne kadar kaldığını veya ne zaman geri döndüklerini anlamak için bu metriği analiz etmek önemlidir. Web sitenizdeki hangi sayfaların en yüksek ve en düşük hemen çıkma oranına sahip olduğunu öğrenin.

İpucu: Yüksek bir hemen çıkma oranına sahipseniz ve nedenini bilmiyorsanız, sitenizin temel bağlantılarının yeni bir pencerede açıldığından emin olun!

Sahip olduğunuz sitenin türüne bağlı olarak ortalama hemen çıkma oranının değişeceğini unutmayın.

5. CTA tıklama oranı

Web sitenizin yapım ve tasarım aşamalarında, sitenizdeki ziyaretçileri daha sonra yapmalarını istediğiniz şeye yönlendirdiklerinden harekete geçirici mesajlar (CTA'lar) oluşturmak mutlak bir zorunluluktur.

Oluşturulduktan sonra, web sitenizin ziyaretçilerinin onları gerçekten tıkladığından emin olmanız gerekir. CTA'larınız tıklanmıyorsa, müşterilerinizin onlarla etkileşime geçmesini sağlamak için bir şeyin değiştirilmesi gerekir.

Onları farklı bir renk yapmayı deneyin, Helvetica Now gibi farklı bir yazı tipi seçin, boyutlarını değiştirin ve hatta sayfanın neresinde olduklarını tamamen değiştirin. İlgi çekici görünmeli ve ziyaretçilerinize yaymaya çalıştığınız bir reklam gibi olmamalıdır.

6. Oturum süresi

Bu, kendi kendini açıklayan bir metriktir ve ziyaretçilerin sayfalarınızda ne kadar kaldıklarının ölçüsü, web sitenizin başarısını anlamanın anahtarıdır. Bir ziyaretçinin sitenizde bir oturum sırasında geçirdiği ortalama süreyi saat, dakika ve saniye olarak görüntüler.

Bu, web sitenizin ziyaretçiyle ne kadar alakalı olduğu ile doğrudan ilişkilidir. Sitenizi, içeriğini veya ürünlerini ne kadar alakalı bulurlarsa, o kadar uzun süre kalırlar.

Web sitesi ziyaretçileri, sitenizde yeterince uzun kalıyor mu? Ürün ve hizmetlerinize ilgi uyandırmaya ne dersiniz? Veya web sitenizde video kullanmayı seçtiyseniz, videoyu baştan sona izleyecek kadar uzun süre kalıyorlar mı? Tüm bunlar, bu verileri görüntüleyerek ve izleyerek yanıtlanabilir.

Bu metriği genel bir sayfa metriği düşünmeyin. Örneğin, Hakkımızda, İletişim veya en son blog gönderiniz gibi belirli sayfaların ortalama oturumuna bakın. İletişim sayfanızdaki ortalama süre üç dakika ise, muhtemelen iletişim formunuz çok ayrıntılıdır ve doldurulması çok uzun sürmektedir. Veya blogunuz ortalama 10 saniyelik bir süre görüyorsa, kullanıcılarınızın ilgisini daha çok çeken içerik oluşturmanın zamanı gelmiştir.

Sonuç

Web sitenizin başarısı sizin için oldukça önemlidir. Çünkü oluşturmak için çok çalıştınız ve insanların içeriğinizden keyif aldığını ve içeriğinizle etkileşimde bulunduğunu görmek istiyorsunuz. Başarı, her şeye uyan tek bir metrik değildir. Web sitenizin boyutuna, ne kadar süredir yayında olduğuna ve bir dizi başka ayrıntıya bağlı olacaktır. İstediğiniz rakamları hemen görmezseniz çalışmayı bırakmayın. Verileri gözden geçirin ve iyileştirilecek alanlar bulun; çıkan sonuçlara büyük olasılıkla çok şaşıracaksınız.

Yorumlar

  • Bu yazıya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapan siz olun!
Yorum Yaz